Manifeste dair bir zihin akışı... | Kısaçalar #35

Direkt konuya dalacağım. X'teki “Sana özel” sekmesi son yıllarda Türk internet aleminin başına gelmiş en kötü şey. Böylesi nefret pompalanan, kasıtlı şekilde kırmızı çizgilerin kaşındığı, damarlara pervasızca basılan, kiminin bundan para kazandığı, kiminin bir etki ve algı yaratmak için kullandığı tam bir lağım çukuru. Ve kimse bu lağım çukurundan azade değil. Politikacıları bir kenara koyacak olursak bu çukurun en çok bulaştığı iki grup var. “Topçular ve popçular.” Bu referanslar yaşımı ortaya çıkarıyor ya neyse...

Topçular tüm spor alemi, popçulara da tüm “selebriti dünyası” dahil... Haliyle ülkemizin güzide kız grubu Manifest de “Sana özel” çöplüğünün en çok etkileşim getiren unsurlarından. Bir kere bu lağım çukurundan beslenen tayfa için Manifest'i cazip kılan nokta grubun 6 kişi olması! 6 kişilik bir grup -üşenmeyen hesaplasın- bir sürü farklı ilişki, bir sürü farklı denklem ve potansiyel drama demek.
Son dönemin popüler tabiriyle hakikaten anlatsam kanınız donar! Ama biraz bahsedeceğim elbette; küslükler yaratanlar, fotoğrafları, konser anlarını, vlog'ları, hayran videolarını cımbızlayıp dramalar ortaya atanlar ve bunlar yetmezmiş gibi kendisini bir grup üyesinin fanı olarak resmedip, bütün X varlığını bunun üstüne kurup, hayranlığını diğer grup üyelerine ağır hakaretler ederek göstermeyi seçen korkunç tipler...
Bakın dostlar K-pop topluluğundan da bildiğimiz üzere bu hayran sayfaları çoğunlukla gruplara dair enerjiyi, sinerjiyi üst seviyede tutan, hakikaten çok özel anlar yaratan, grupla birlikte birbirlerini de destekleyip koruyan çok özel birliktelikler ve varlıkları da çok kıymetli. Mutlaka Manifest'i de sadece gönülden destekleyen, üyelerinden ilham alan, kendini bulma ve keşfetme yolunda aradığı ışığı ve özgüveni Manifest'te bulduğu için onlara ya da gruptan birine gönülden desteğini her platformda sunmaya çalışan fan'lar da var. Bunlar, sürekli nefret yayan hesapları şikayet etmeli, engellemeli, ortak tepki göstermeli ve net bir şekilde 'community'den dışlamalı.
Bu arada tabii ki direkt Manifest'le ilgili olmasa da “Manifest'in hinterlandındaki” bazı “tepkisel” hesaplar sayesinde tartışmalı birtakım meseleler ifşa oldu, sert sonuçlar doğuran durumlar gün yüzüne çıktı. Fakat... FAKAT! Toplamasını çıkarmasını yaptığımızda böylesi hesaplar Türkiye'de -geçmiş istisnai örnekleri bir kenara koyarsak- yeni yeni kendisini var eden bu kültüre çok net zarar veriyor.
Velhasıl bu da bir yana son zamanlarda “Manifest hinterlandı” dediğim alanda yani Manifest'in çevresinde, dış halkalarında gelişen saçmasapan olaylar da X gündeminde kendilerine geniş geniş yer buluyor. Bu arada Manifest'in Manifestival albümünü turlaya turlaya dinledim, sevdiğim parçaları var, her teklilerine mutlaka kulak veriyorum ancak bir Manifest hayranı değilim; bununla birlikte ara ara içeriklerini de izliyorum. Kızların son yayınladıkları tatil vlog'unu izlediğimde aslında bu yazı kafamda gelişti.
Gerçekten “Manifest” olma halini çok seven, hevesle gruplarını sahiplenen ve bunun yanında, “cool görünmek zorunda olan” hallerinin yanında ilk kez helikoptere biniyor olmanın heyecanını da doğal olarak saklayamayan 6 genç kız bu arkadaşlarımız. Ve en önemlisi tüm bunların “Manifest” sayesinde olduğunun farkındalar. Bakın, açık konuşmak gerekirse Manifest'in müzik tarihimizde ne kadar yer tutacağı, Manifest'in “ne kadar önemli olduğu” tartışılır. Haliyle “Sana özel” lağımında dönen muhabbetlere de bu çerçeveden bakmak lazım. Grubun varlığı da genç kızlara verdiği ilham da önemli. Gerisini, kızları aşağılayanları, onlara hakaret etmekten geri durmayanları, özellikle gerçek Manifest hayranlarının net bir şekilde dışlaması gerekiyor. Bu Manifest'in geleceği için de yarın öbür gün -olacaksa- kızların solo kariyerleri için de çok önemli.
Sende Yorum yap